İletişim
Bilgilerimiz Hebalist saadet
Alternatif Tıp Merkezi
Camiişerif mah.istiklal cad. karataş iş merkezi
kat:1 daire:8
MERSİN/MERKEZ
e-posta & msn:
bilgi@herbalistsaadet.com
Telefon : 0 324 237 45 03 Fax: 0324 238 44 16
Cep: 0537 468 16 27- 0506 228 59 77
herbalist saadete ulaşmak artık çok kolay
bitkisel destekleyici ürünler hakkında bilgi
almak için
Tıklayın
PROSTAT KANSERİ
Prostat Kanseri Nedir?
Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan
prostatta görülen malign (kötü
huylu)değişikliklerdir.Erkeklerde en sık görülen
kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten
birinde görüldüğü tespit edilmiştir.Yine Amerika'da
her yıl 200.000 yeni hasta ve 38.000 ölüm
saptanmaktadır.
Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte
olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.
Prostat mesanenin altında, rektumun önünde yerleşmiş
ceviz büyüklüğünde birbezdir.
Prostat ejekulasyon esnasında spermin dışarı
atılması için gerekli akışkan sıvının ve enzimlerin
1/3 ünü salgılar. Ejakulatın içinde yer alan sperm
testislerde yapılır, vas deferens adı verilen tüpler
tarafından taşınır. Bu esnada prostattan bu katkı
maddelerini alır ve penise ulaşarak dışarı atılır.
Prostatın arkasında ki seminal kabarcıklar bu
akışkanın yapıldığı yerdir. Prostata direkt teması
ve yakınlığından dolayı kanser bu seminal
kabarcıkları ve prostatı saran kapsülü de
etkileyebilir. Bu durumda ameliyat kanseri yok etmek
açısından pek faydalı olamayabilir. Rektuma olan
komşuluğundan dolayı Rektal muayene prostat hakkında
fikir verebilen iyi bir muayene usulüdür.
NEDENLER
Prostat kanserinin sebebi henüz bilinmemektedir.
Ancak bazı faktörlerin kansere yakalanma riskini
arttırdığı bilinmektedir.
Birinci faktör ailede prostat kanseri hikayesinin
bulunmasıdır.Babasında veya kardeşinde prostat
kanseri bulunan bir kişinin kansere yakalanma riski
iki katartmaktadır.
Yaşlı kişiler daha büyük risk altındadırlar.Prostat
kanseri tanısı konmuş kişilerin 3/4 ü 65 yaş ve
üzerindedir.
Afrikalı-Amerikalılarda daha sık görüldüğü
söylenmektedir.
Prostat kanseri ile erkeklik hormonu arasında bir
ilişki olduğu sanılmaktadır.Kısırlaştırılmış
erkeklerde prostat kanserinin görülmemesi buna delil
olarak gösterilmektedir.
Östrojen hormonu (kadınlık hormonu) kan
seviyelerinin yükseldiği ağır karaciğer
hastalıklarında prostat kanseri riski azalmaktadır.
Çevresel faktörler riskin artmasında rol oynar.
Asyalı lar prostat kanseri riski açısından daha
şanslıdırlar. Japon erkeklerinde prostat kanseri
görülme riski Amerikalı'lardan yaklaşık 40 kez daha
azdır. Ancak ilginç olan konu Amerika'ya göç etmiş
Asyalılarda riskin arttığı görülmüştür. Bu da çevre
ve beslenme faktörlerinin önemini göstermektedir.
BELİRTİLER
Prostat kanseri genellikle ileri aşamalarına kadar
bulgu vermez. İyi bir doktor muayenesi ve Prostate
Specific Antigen (PSA) adı verilen bir kan tahlili
ile genellikle bulgu vermeden önce erken evrelerde
tanısı konulabilir.
İleri evrelerde ise prostat bezinin büyümesine bağlı
idrar yapamama, idrar veyasemen sıvsında kan
görülmesi gibi bulgular verebilir. Ayıca ağrı ve
empotansgibi bulgular da verebilir.
Hastalığı önlemenin kesin yolları bilinmemekle
birlikte sağlıklı yaşam içingerekli genel kuralları
( egzersiz ve düşük yağlı diyet) uygulamak yararlı
olabilir
TANI
Prostat muayenesi rektal tuşe ile yapılır. Rektumdan
yapılan muayenede prostat kenarları düzensiz ve
noduler olarak ele gelir.
Prostate Specific Antigen (PSA) testinin bulunmasi
ile prostat kanseri tanisinda yeni bir çag
açilmistir. Bu test ile kanser henüz bulgu vermedigi
çok erken asamalarda dahi taninabilmektedir.
Prostate Specific Antigen (PSA) prostat bezi
tarafindan yapilan ve semen sivisinin yapisinda olan
küçük bir protein molekülüdür. Bu molekül normalde
kanda ya hiç bulunmaz veya çok düsük seviyelerde
bulunur. Ancak prostat kanserlerinde PSA nin kan
düzeyleri çok yükselir. Bazı kanser dışı durumlarda
da PSA da yükselmeler görülürse de bunlar küçük
düzeylerde ve geçici yükselmelerdir. Bu durumları
ayırt edebilmek için PSA dayükselme saptayan doktor
tekrar test isteyebilir. 4-10 ng/ml arasında çıkan
ortadüzeydeki PSA seviyeleri üroloji konsultasyonu
gerektirir. 10 ng/ml üzerindekiseviyelerde ise
ürolojist tarafından biopsi konusunda
değerlendirilmelidir.
Prostat Kanserlerinin % 5-10 kadarında PSA
yükselmeyebilir. Bu sebeple rektal muayene ve PSA
tanıda tamamlayıcı rol oynar. Sadece biri yeterli
olamaz.Bu yöntemlerden herhangi birinde prostat
kanseri şüphesi olursa Ürolog Doktorunuz biopsi
isteyebilir. Biopside ultrason eşliğinde rektumdan
prostata bir cins iğne ile girilerek mikroskop ta
incelenmek üzere parça alınır. Kanser tanısı
konulursa kanserin ilerleme derecesi Gleason Score
ile evrelendirilir.Bu skala doktorunuzu hastalığın
gidişi, tedavisive ne kadar yayıldığı hakkında
bilgilendirir. 10 en yüksek evredir ve hastalığın
kötü olduğunu gösterir.PSA düzeyindeki
yüksekliklerde hastalığın evresi hakkında fikir
verebilir. Genellikle 6 ve üstü Gleason scoru ve
20-30 ng/ml PSA seviyesi kanserin prostat bezi
dışınada yayıldığını gösterir.
Kanser aynı zamanda klinik evrelemeye de tabi
tutulur. Klinik evrelemede çeşitliyöntemler
kullanılır. En çok kullanılan T1-T4 evrelemesinde:
T1-T2 de kanser prostat bezinde sınırlı kalmıştır.
T3 de yakın dokulara da metastaz (yayılım)yapmıştır.
T4 de ise uzak organlara da yayılım vardır.
Eski ancak hala kullanılan bir sistem de ise:
Evre A ve B de kanser prostat bezinde sınırlı
kalmıştır.
EvreC de yakın dokulara da metastaz (yayılım)
yapmıştır.
Evre D de ise kemik gibi uzak organlara da metastaz
yapmıştır.
Doktor bunlardan başka uzak metastazları da
araştırmak için kemik taramaları,röntgen, MR, BT
gibi tetkikler isteyebilir.
ŞU ANDA UYGULANAN KLASİK
TEDAVİSİ
Tedavide hastanın yaşı, kanserin ilerleme düzeyi,
hastanın genel sağlık durumu, gibi çeşitli etmenler
göz önünde tutulur.
Radyasyon Tedavisi (Dışarıdan Işın Tedavisi): Sadece
prostatta sınırlı kalmışkanserlerde ameliyat ve
radyasyon tedavisi eşit iyileşme sağlar. Son 20
yıldır geliştirilen radyoterapi tetkikleri
komplikasyonları en aza indirmiştir.Genellikle iki
ay boyunca günlük dozlarda radyasyon verilir ve iyi
tolere edilir.Anestezi ve hastanede yatmayı
gerektirmez.Ağrı hissedilmez. Herbir tedavi
sadecebirkaç dakika sürer. Tedaviden sonra hastalar
günlük aktivitelerine devam edebilirler.
Radikal Prostatektomi: Prostat ve bağlı seminal
kabarcıklar beraberce ameliyatla alınırlar.Bir kaç
gün hastanede yatmayı gerektirir. Genel veya Lokal
anestezi ile yapılır. Ameliyat sonrasında bir miktar
sonda taşımak gerekebilir.Radikal Prostatektomi de
amaç kanserli dokunun tamamını alabilmektir. Eğer bu
başarılabilirse o zaman başka tedaviye gerek
duyulmaz. Ancak bazen açıldıktan sonra kanserli
dokunun prostat dışında lenf bezlerine veya çevre
dokulara da genişlemiş olduğu görülebilir. Böyle
durumlarda kanserli dokunun tamamı alınamaz ve
ameliyat sonrası radyasyon tedavisine ihtiyaç
duyulabilir.
Radyasyon Tedavisi (Brachytherapy): Dışarıdan
verilen radyasyon tedavisi de radikal prostatektomi
de hastalarda ereksiyon yeteneğini sınırlarlar. Bunu
engellemek için Brachytherapy adı verilen bir
radyasyon tedavisi yöntemi kullanılır. Karın içine
leğen kemiğinin dibine, rektumun önüne, testislerin
gerisine konan metal kateterler ile radyoaktif madde
öldürülmek istenen kanserli dokuya verilir.Böylece
çevre dokulara verilecek ışın dozu azaltılarak
ereksiyonu sağlayacaksinir ve damarlarda daha az
hasar neden olunur.Çok sık uygulanan bir
tedaviseçeneği değildir.
Hormon Tedavisi: Kanser prostat dışına da yayılmışsa
genellikle hormonal tedaviuygulanır. Hormon
tedavisinin hedefi testislerden erkeklik hormonu
salınımını baskılamaktır. Çoğu zaman erkeklik
hormonunun baskılanması ile prostat
kanserindekigelişme durdurulabilir. Bu tedavinin en
kolay ve en hızlı yolu testislerin alınmasıdır. (kastrasyon,
kısırlaştırma) Ancak genellikle günlük ağızdan
alınan ilaçlar yada aylık veya 3 aylık enjektabl
ilaçlar bu tedavide terch edilir.
Evrelere Göre Tedavi:
Evre T1 ve T2 de(veya Ave B de) radyasyon tedavisi
veya ameliyatla (radikal prostatektomi) tedavi aynı
etkiyi gösterirler. Hastalığın bu aşamasında
tedaviye hastanın durumuna göre ve olası yan
etkileri göz önüne alınarak karar verilir.Bir ürolog
ve radyasyon onkolojisti ile görüşülmelidir.
Evre T3 veya C de sadece ameliyatla tedavi yeterli
değildir. Çünkü kanser prostat dışına da yayılmıştır
ve ameliyattan sonra radyasyon tedavisi de
gerekecektir.Radyasyon tedavisi kalan mikroskobik
kalıntıları da öldürecektir.Birçok doktor bu evrede
olası komplikasyonları önlemek için çok daha erken
dönemlerde radyasyon tedavisine başlama
taraftarıdır. Hatta bu aşamada yakalanan kanserlerin
pek yüz güldürücü olmayan gidişini engelleyebilmek
için radyasyon tedavisi ile birlikte hormontedavisi
uygulamakta giderek daha çok kullanılan bir
yöntemdir.
Evre T4 veya D de kanser kemiklere yayılmıştır
(metastaz)Tedavi semptomlarıhafifletmek ve kanseri
geçici olarak geriletmeye yönelik olarak yapılır.
Kemik metastazlarının tedavisinde ameliyat veya
radyasyon tedavisi gerekebilir.
Prostat kanseri 40 yaşını aşmış her erkekte
görülebilir
Prostat kanseri erken dönemde ancak makattan yapılan
prostat muayenesinde prostat içindeki sert alanların
hissedilmesiyle yakalanabilir.
Prostat kanseri de prostat büyümesi gibi 40 yaşından
sonra ortaya çıkmaya başlayan bir hastalıktır ama
BPH'nın aksine kanser odakları adenom dokusu ile
ilişkili değildir, gerçek prostat dokusu'ndan
kaynaklanır. Bu özelliğinden ötürü normal
büyüklükteki bir prostat'ta, adenom nedeni ile
büyümüş bir prostat'ta, hatta prostat büyümesi
nedeni ile ameliyat geçirmiş bir prostat'ta
kanser ortaya çıkabilir, aynı prostatta kanser ve
adenom birlikte bulunabilir.
Prostat kanseri özellikle erken dönemlerinde çok
sinsi bir hastalıktır, kişide kanserle birlikte
prostat büyümesi ve buna bağlı şikayetler mevcut
değilse kanserin kendisine özgü hiç bir belirtisi
bulunmayabilir.
Prostat kanseri'ni erken dönemde yakalamanın tek
yolu 40 yaşından sonra her erkeğin düzenli olarak
yılda bir kez prostat muayenesi ve PSA adı verilen
kan tahlilini yaptırmasıdır.
Erken dönemde yakalanan prostat kanseri'ni radikal
prostatektomi adı verilen özel bir prostat ameliyatı
yöntemi ile tüm prostatı çıkartarak tamamen tedavi
etmek mümkündür.
Kanser erken dönemde yakalanmazsa öncelikle bölgesel
olarak yayılarak prostat dokusunun dışına taşar ve
radikal prostatektomi ile tedavi edilemeyecek duruma
gelir. Ayrıca komşu organlar olan dış idrar kanalı,
mesane ve kalın barsak son bölümü'ne yayılarak çok
ciddi idrar yapma sorunlarına, idrarla birlikte
gelen şiddetli kanamalara ve dışkılama problemlerine
yol açar.
Prostat kanseri sadece lokal yani bölgesel olarak
yayılmakla kalmaz, kanser hücreleri lenfatik
damarlar ve kan damarları ile vücuda dağılarak uzak
organlara da yerleşirler. Tıp dilinde uzak metastaz
olarak adlandırılan bu durumdan en çok kemikler,
akciğerler, karaciğer gibi iç organlar ve beyin
etkilenir. Hepsi çok önemli işlevler
yüklenmiş olan bu organlarda kanserli dokuların
yerleşip büyümesi ile, organın yüklendiği göreve
göre değişen bozukluklar, örneğin şiddetli kemik
ağrıları, kan yapım bozuklukları, solunum
problemleri ve balgamla oluşan kanamalar, karaciğer
yetmezliği gibi ciddi problemler ortaya çıkar ve
sonuçta hasta kaybedilir.
Prostat kanseri vücudun uzak bölgelerine yayıldıktan
sonra da çok etkili şekilde kontrol altına
alınabilen bir hastalıktır. Bu nedenle kendisinde
bazı değişikliklerden kuşkulanan bir erkeğin
yapabileceği en büyük hata kanser olmaktan korkarak
doktora gitmekten kaçınmak ve hastalığın zor tedavi
edilir hale gelmesine neden olmaktır.
HERBALİST SAADET'İN BİTKİSEL İLAÇ TEDAVİSİ NASIL
ETKİ YAPIYOR?
Herbalist Saadet 1994 yılından bu yana destekleyici
tedavi ile "Prostat Kanseri" ni %70 lere varan bir
başarı ile tedavi etmektedir.Mesane ve prostat
kanserleri ile ilgili yaptığı çalışmalar sonucunda
yüzlerce prostat kanserli hasta sağlıklarına
kavuşmuşlardır.Tıbbi bitkiler, yoğunlaştırılmış
bitki özleri ve vitaminden oluşan bu terkipler
ikişer aylık 3 dönem kullanımdan sonra hastanın
hayatı kurtulmakta ve normal yaşamına dönmektedir.PSA
henüz ilk iki ayda normal düzeye inmektedir.Hücre ve
kitle bazında yapılan bu tedavilerin bitkisel
ilaçlarının temini için irtibata geçiniz.