İletişim
Bilgilerimiz Hebalist saadet
Alternatif Tıp Merkezi
Camiişerif mah.istiklal cad. karataş iş merkezi
kat:1 daire:8
MERSİN/MERKEZ
e-posta & msn:
bilgi@herbalistsaadet.com
Telefon : 0 324 237 45 03 Fax: 0324 238 44 16
Cep: 0537 468 16 27- 0506 228 59 77
herbalist saadete ulaşmak artık çok kolay
bitkisel destekleyici ürünler hakkında bilgi
almak için
Tıklayın
(MDS)
MYELODİSPLASTİK SENDROM NEDİR?
MYELODİSPLASTİK SENDROM (MDS)
MDS hastalıkları kan ve kemik
iliğine etki eden hastalıklardır. MDS genç ve
çocuklarda da görülmekle birlikte aslında 60 ve
üzeri yaşlarda görülen bir hastalıktır.
Erkeklerde kadınlara oranla iki kat daha sıktır.
MDS’nin tam nedeni bilinmemekle birlikte pestisit,
herbisit ve kurşunsuz benzinde yer alan kimyasal
benzene maruz kalma gibi faktörlerle ilişkili olduğu
bilinmektedir. Bazen MDS lösemiye, özellikle de akut
miyeloid lösemiye (AML) dönüşebilmektedir.
Sağlıklı bir kemik iliğinde kök hücreler üç tip
kan hücresi –eritrosit, lökosit, trombosit- üretir.
MDS’li hastalarda ise kemik iliği bu üç tip kan
hücresini kan dolaşımına vermek yerine olgunlaşmamış
kan hücreleri yani blastlar meydana getirir. Blast
hücreleri normal kan hücrelerinin görevini
yapamadığı gibi kemik iliğinde birikirler ve daha
ileri zararlara da yol açabilirler.
Semptomlar:
MDS’ nin en belirgin semptomu kansızlıktır.
Eritrosit eksikliğinden kaynaklanan:
- halsizlik, nefes darlığı, solgun görünüm
Trombosit eksikliğinden kaynaklanan:
- ciltte sık sık çürükler meydana gelmesi veya
kesiklerin çok güç durması
Lökosit eksikliğinden kaynaklanan:
- sık sık enfeksiyona yakalanma
Tanı:
MDS bu semptomlara sahip tek hastalık olmadığı için,
kesin bir tanı ancak kan ve kemik iliği örneklerinin
yakından incelenmesi sonucunda konabilir. Bunun
yapılabilmesi için bir hematolog tarafından hastadan
alınan kan örneğinde hangi kan hücrelerinin
problemli olduğu belirlenir, ayrıca konulan tanının
doğrulanması ve MDS tipinin belirlenebilmesi için
kemik iliğinden bir örnek alınıp incelenmelidir.
Şu anda uygulanan
klasik tıbbi tedavileri:
MDS tedavisinin şekli, hastalığın tipine, hastanın
yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişir.
MDS
nin klasik tıbbi tedavi şekilleri:
1. Destekleme tedavisi
2. Büyüme faktörleri (daha fazla sayıda normal kan
hücresi üretebilmek için)
3. Kemoterapi
4. Hematopoietik kök hücre nakli
1-Destekleme tedavisi:
MDS hastalarının çoğunun 60 yaş ve üzeri olmasından
dolayı hastalarda
başka sağlık problemleri de söz konusudur. Bu
nedenle MDS’li hastalar için daha zorlu tedavi
yöntemleri yerine destekleme tedavisi tercih edilir.
Bu tedavinin amacı MDS’yi yok etmek değil, hastaya
eritrosit ve trombosit takviyesi yapma, antibiyotik
ve diğer ilaçların kullanımı ile hastalığın
semptomlarını kontrol altına almaktır. Refrakter
anemili hastalarda bu tedavi oldukça etkilidir. 2-Büyüme Faktörleri:
MDS hastaları bazen vücutlarında daha fazla sayıda
lökosit üretilebilmesi için
büyüme faktörleri ile tedavi edilirler. Büyüme
faktörleri ile tedavi özellikle ilerlememiş MDS
hastaları için yararlı olmaktadır.
3-Kemoterapi:
Hastalığı daha ileri safhada olan ya da daha da
kötüleşen MDS hastalarında kemoterapi daha çabuk
sonuç vermektedir. Ne yazık ki kemoterapi sağlıklı
hücrelerin de ölümüne yol açar, bu nedenle MDS
hastalarında bulantı, halsizlik, yüksek enfeksiyon
riski gibi yan etkiler görülür. Bu zararlı yan
etkilerden dolayı kemoterapi tüm MDS hastalarına
uygulanamamaktadır. Bilimsel çalışmalar, kemoterapi
ile birlikte büyüme faktörü tedavisinin daha fazla
MDS hastasına yardımcı olup olamayacağını test
etmektedir.
4-Hematopoietik Kök
Hücre Transplantasyonu:
Kök hücre nakilleri bazı MDS hastalarının
tedavisinde kullanılmaktadır. Bu tip nakillerde
kemik iliği yüksek doz kemoterapi ve/veya radyasyon
ile tahrip edilen hastaya sağlıklı kan kök hücreleri
verilir. Sağlıklı kök hücreler normal yani sağlıklı
kan hücrelerini oluşturarak hastalığı ortadan
kaldırırlar. Nakil öncesi terapi hasta için çok ağır
olacağından kök hücre nakilleri yalnızca 50 yaş
altındaki MDS hastalarına uygulanır. Bununla
birlikte yeni teknikler bu durumu
değiştirebilmektedir. Myeloablatif olmayan
nakillerde hastayı nakle hazırlamak için daha düşük
doz kemoterapi uygulanır. İleride MDS hastaları için
Myeloablatif olmayan nakil uygun bir tedavi yöntemi
olarak belirlenebilir.
Kök hücreler üç tip kan hücresine-eritrosit(kırmızı
kan hücresi), lökosit(beyaz kan hücresi) ve
trombosit(kan pulcuğu)- dönüşecek olan olgunlaşmamış
hücrelerdir.
Nakillerde kullanılan kök hücreler kemik iliği,
kordon kanı ve periferik kandan elde edilmektedir.
Kemoterapi uygulanan ve remisyonda olan bazı genç
hastalarda nakil için hastanın kendi kök hücreleri
kullanılmaktadır. Hasta nakil öncesi terapiye tabi
tutulurken kemik iliğinden kök hücreler toplanır ve
dondurulur ve daha sonra tekrar hastaya aktarılır.
Ancak yine de kök hücreler genellikle bir vericiden
elde edilmektedir. Nakle gidilecek bir hasta için
doktoru ailenin doku tiplemesini yapıp akraba
içinden herhangi bir uygun verici olup olmadığını
saptamalıdır. Eğer akrabalardan herhangi birinde
hasta ile uyum görülmez ise hastanın doktoru Kemik
İliği Bankamıza ve bankamız aracılığı ile Dünya
Kemik İliği Bankasına uygun verici için başvuruda
bulunur.
Herbalist Saadet'e
göre MDS'NİN OLUŞUMU VE BİTKİSEL İLAÇLARI İLE KESİN
TEDAVİLERİ...
MDS nasıl oluşuyor?
Herbalist Saadet'in çalışma ve gözlemlerine göre MDS
sorununun ana oluşum nedeni aşırı strese maruz
kalmadır.Yani psikosomatik'tir.Bu faktör,yukarıdaki
diğer faktörlerden daha ağır basmaktadır.
1995 yılından bu yana kendisine başvuran MDS
hastalarının ortak öykülerinde,uzun süreli
üzüntüler,ölüm ve ayrılıklar,maddi bunalımlar ve
çaresizlikler bulunmaktadır.Pek çok öldürücü
hastalığın (lösemi türleri dahil) büyük oranda
tetikleyici faktörü stres yoğunluğu olduğu gibi MDS
de de yine aynı faktör öne çıkmaktadır.İnsan
beyni,hayatiyet taşıyan pek çok
organımızı,elektriksel ve hormonsal uyarılarla
koordineli olarak yöneterek
çalıştırır.Kalbimiz,akciğerlerimiz,karaciğerlerimiz,barsaklarımız
ve böbreklerimiz gibi kan hücreleri üreten bir
fabrikamız olan omuriliğimiz de yine beyinden gelen
elektriksel uyarılarla çalışır.Bu çalışma temposu
bizim istemimiz dışında oluşan bir düzendir.
İşte bu düzenin çalışmasına bir örnek verirsek; ani
bir acı haber alan bir insan kalp krizi geçirerek
ölebilmektedir.Bunun pek çok örneğini
duymuşsunuzdur.Aslında,ölen bu insanın bundan önce
hiç hiç bir kalp hastalığı yoktur.Ölüm nedeni kalp
sektesi olmasına karşın,ana nedeni,aldığı haberden
dolayı kişinin beyin hücrelerinin ürettiği ve
gerektiği organa gerektiği kadar dağıttığı elektrik
yükü birden 80-100 misline çıkmıştır ve sinir ağı
ile kalbe birden boşalarak kalbin çalışma
düzenini,tıpkı bir elektrik çarpması gibi bozarak
durmasına neden olmuş ve öldürmüştür.
Bu elektriksel aşırı yükün ve dalgalanmaların
şiddetine göre bazen barsakların çalışması bozulur
ve sinirsel kolit denilen "spastik kolon" ortaya
çıkar.Bazen karaciğer ve safra kesesi tembelliği
oluşur. Bazen beynin kendi dağıtım düzeni bozularak
"Epilepsi" yani sar'a hastalığı oluşur.Böbreklerin
çalışması azalarak üremi ortaya
çıkar.Özetle,stres,derecesine göre istemimiz dışında
çalışan organlarımızın çalışma düzenini bozar.Bu
insanlar aslında yaratılış olarak da temiz
karakterli ve duygusal insanlardırlar.
Hayatta,yaşamda olan anormalliklerden,diğer
insanlardan daha fazla etkilenirler.
İşte,MDS nin oluşumu da böyledir.Normal düzeninde
çalışarak kan hücreleri üreten kemik iliği,strese
bağlı olarak beyinsel uyarıların azalması veya spazm
yaparak durması ile faaliyetini azaltır veya tamamen
durdurur.Faaliyetini yavaşlatması ile MDS gibi kan
eksikliği sorunları ortaya çıkar.Akut haldeki bu
durumda omurilikte atipik blast (kanser) hücreleri
henüz oluşmaz.Yukarıda ilk bölümde açıklandığı gibi
anormal kan hücreleri üretimi ve semptomları ortaya
çıkar. semptomların ortadan kaldırılmasına yönelik
tıbbi tedavilerden bir süre,durum kendiliğinden veya
yıkıcı olmayan bazı ilaç ve besinlerle,aynı zamanda
yüksek moral bulmakla düzelebilir.Düzelmez ise bir
süre sonra,omuriliği de koruyan,vücudun
askeri,polisi olan lokositler,yani akyuvarların
sayısı çok azaldığı için bu defa aslında zaten
insanların pek çoğunda bulunan ve bir gen olarak
sessiz duran kanser hücreleri,bu korumasız ve
savunmasız ortamda ortaya çıkarak MDS sorunu bir kan
kanseri,yani "Lösemi" sorununa dönüşür.Omuriliğin
tamamen durmasından sonra bu gelişmenin sonucunda
adı AML ,ALL,KML,KLL gibi isimlendirilen kan kanseri
(Lösemi) hastalıkları ortaya çıkar.Genellikle AML
olarak görülür.
Tedavisi nasıl olmalıdır?
Herbalist Saadet'e göre gerek MDS nin,gerekse lösemi
hastalıklarının tam bir tedavisi için mutlaka kemik
iliği ile beyin arasındaki koordinenin tekrar
sağlanması gerekmektedir.Bu güne kadar kurtardığı
MDS ve lösemi hastalarında,durum ilk dönemde (2-3
aylık tedaviler) yukarıdaki klasik tıbbi tedaviler
ve güçlü doğal kökenli vitaminlerle ve minerallerle"
stabil " hale getirilmeli,yani hasta biraz
toparlanılmalı, geçici de olsa hayata
döndürülmelidir. Bu aşama,MDS aşamasında henüz blast
hücreler oluşmadığı için bu anemik,bitkin ve çok
düşük lokositlerden dolayı fırsatçı enfeksiyonlara
açık olan hastaya asla kemoterapi
yapılmamalıdır.Daha hafif ama yeterli etkiyi yapacak
sitotoksik ,sitostatik ilaçlar,antibiyotikler,yüksek
vitamin ve minerallerle yapılmalıdır.Bu durumun
takibi yakın doktor ilgisini gerektirir.
Stabil hale getirilen hastanın artık kemik iliğinin
beyin tarafından uyarılarak faaliyete sokulması
gerekmektedir.Bunu hiç bir kimyasal veya sentetik
madde ile yapmak mümkün değildir.Bu insanın
yaratılış doğasına aykırıdır.Bu derece hassas bir
organ hiç bir doğal olmayan maddeyi kabul
etmez,yanıt vermez,hatta zarar görür.Zaten klasik
tıp da buraya geldiğinde durmaktadır.Bu nedenle MDS
ve LÖSEMİ hastalarına radikal bir tedavi
bulunamamıştır.
Bu dönemde Herbalist Saadet'in formülü olan
destekleyici bitki özleri kokteyllerinin ve diğer
doğal maddelerin verilmeye başlaması ile,15 -30
günden itibaren kemik iliği beyinsel uyarılar alarak
tekrar çalışmaya başlamakta,kan sayımı da her hafta
bunu göstermektedir.MDS hastaları 4 ay sonra bu
sorundan tamamen kurtulmakta,lösemi hastaları da 4-6
ayda,bir daha blast hücre oluşmamak üzere bu
öldürücü sorundan kurtulmaktadırlar.
SONUÇ OLARAK:
MDS ve LÖSEMİ sorunları ile karşılaşanlar mutlaka
Herbalist Saadet'e başvursunlar diyoruz.Bu tedavisi
aslında Herbalist Saadet'e ödül verilmesini
gerektiren dünya çapında büyük bir başarıdır.
Sağlıklar dileğimizle.
HERBALİST SAADET'İN BİTKİSEL İLAÇ TEDAVİSİ NASIL
ETKİ YAPIYOR?
Herbalist Saadet 1994 yılından bu yana her tür
hastalıkta %70 lere varan bir başarı ile
destekleyici tedavi etmektedir.Tıbbi bitkiler,
yoğunlaştırılmış bitki özleri, ekstreleri ve
vitaminden oluşan bu terkipler ikişer aylık 3 dönem
kullanımdan sonra hastanın hayatı kurtulmakta ve
normal yaşamına dönmektedir.Hücre ve kitle bazında
yapılan bu tedavilerin bitkisel ilaçlarının temini
için irtibata geçiniz.