İletişim
Bilgilerimiz Hebalist saadet
Alternatif Tıp Merkezi
Camiişerif mah.istiklal cad. karataş iş merkezi
kat:1 daire:8
MERSİN/MERKEZ
e-posta & msn:
bilgi@herbalistsaadet.com
Telefon : 0 324 237 45 03 Fax: 0324 238 44 16
Cep: 0537 468 16 27- 0506 228 59 77
herbalist saadete ulaşmak artık çok kolay
bitkisel destekleyici ürünler hakkında bilgi
almak için
Tıklayın
KISIRLIK
KADIN VE ERKEKTE KISIRLIKLAR
Kısırlıkta En Sık Sorulan Sorular:
Kadında Üreme Kadın üreme organları
hangileridir? Kadın üreme organları
dış genital organlar ve iç genital organlardan
oluşur. Vajen açıklığını çevreleyen iki büyük deri
kıvrımına labia majora (büyük dudaklar) adı verilir.
Bunlar yağ dokusu, ter bezleri ve kıl kökleri
içerir. Labia minoralar (küçük dudaklar) labia
majoraların iç kısmında bulunan bağ dokusu ve kan
damarlarını içeren ince deri kıvrımlarıdır. Klitoris
cinsel aktivite sırasında kanla dolarak setleşen
dokulardan oluşur. Himen (kızlık zarı) vajen
açıklığının dış kısmını kaplayan ince bir zardır. İç
genital organlar vajen, rahim, fallop tüpleri (üreme
kanalları) ve yumurtalıklardan oluşur. Vajen
vulvadan rahme ulaşan yaklaşık 7-9 cm uzunluğundaki
pasajdır. Elastik olduğu için cinsel ilişki ve doğum
sırasında gerilebilir. Rahim armut şeklinde bir
yapıdır, gövde ve rahim ağzından oluşur. Rahmin içi
endometrium adı verilen ve her adet kanaması ile
dökülen bir tabaka ile kaplıdır. Fallop tüpleri
(üreme kanalları) rahim ve yumurtalık arasındaki
yapılardır. Aşağı yukarı 10 cm uzunluğundaki bu
yapılar yumurtanın rahme ulaşmasını sağlar.
Döllenmiş yumurtanın ilk gelişimi tüplerde
gerçekleşir. Yumurtalıklar kanalların her iki
yanında yer alan içlerinde bir çok yumurta içeren,
östrojen ve progesteron gibi hormonları üreten
yapılardır.
Bir kadının
yumurtalıklarında kaç yumurta bulunur?
Kız çocuğu doğduğunda yumurtalıklarında 400.000
civarında yumurta bulunur. Doğumdan sonra yumurta
üretimi olmaz. Doğumdan ergenlik dönemine kadar
geçen sürede bu yumurtaların bir kısmı dejenere
olur. Ergenlik ile birlikte her ay bir yumurta
olgunlaşarak atılır. Yumurtalıklardaki yumurtaların
dejenere olmasını sigara, ilaç, radyasyon ve
çevresel faktörler arttırabilir. Yumurtalar çok
azaldığında menopoz başlar.
Adet dönemlerindeki
hormonal değişiklikler nelerdir?
Beyindeki hipofiz bezinden salgılanan Folikül
uyarıcı hormon (FSH) ve Luteinize edici (LH)
hormonları gonadotropin hormonları olarak
isimlendirilir. FSH yumurtalıklarda folikül (yumurta
içeren küçük sıvı dolu kesecik) oluşumunu uyarır.
Folikül içindeki yumurtanın etrafındaki hücrelerden
östrojen salgılanır. Östrojen rahmin iç tabakasının
(endometrium) kalınlaşmasını sağlar. Östrojen kritik
düzeye ulaşınca ani LH salınımı olur. Bu ani artış
yumurtanın olgunlaşarak 36 saat sonra atılmasına
yani yumurtlamaya neden olur. 28 günlük adet
döneminde yumurtlama 13-14 üncü günlerde
gerçekleşir. Yumurtlamadan sonra yumurtalıklardan
progesteron adı verilen hormon salgılanmaya başlar.
Gebelik gerçekleşirse progesteron ve östrojen artışı
devam eder. Gebelik gerçekleşmediğinde ise östrojen
ve progesteron düzeyi düşer ve buna bağlı olarak
endometrium (rahmin iç tabakası) dökülür ve adet
kanaması başlar.
Yumurta nasıl olgunlaşır ve salınır? Yumurta
folikül olarak adlandırılan sıvı dolu keseciklerde
bulunur. Folikül büyümeye başladığında içinde sıvı
toplanır. Büyüklüğü 18-20 mm ulaşır ve LH
yükselmesinden 36-38 saat sonra folikül çatlar. Ani
LH artışı bir dizi hormonal reaksiyon başlatır ve
folikülün kenarından açılan delikten yumurta
salınır. Serbestleşen yumurta fallop tüplerinin
fimbria adı verilen ipliksi yapıları tarafından
içeri alınır.
Yumurtlama her adet döneminde aynı mı, yoksa
değişik yumurtalıktan mı gerçekleşir? Her ay
yumurtlamanın hangi yumurtalıktan gerçekleşeceği
tamamen tesadüfidir. Yapılan ultrasonografik
inceleme ile hangi yumurtalığın aktif olduğu tespit
edilebilir.
Adet döneminde
rahimde ne gibi değişiklikler olur?
Adet döneminin ilk yarısında östrojen hormonunun
etkisi ile rahmin iç tabakası kalınlaşır. Adet
döneminin ikinci yarısında progesteron hormonunun
etkisi ile bu tabaka daha da kalınlaşır. Rahmin iç
tabakası döllenen yumurtanın yerleşebilmesi için
hazırlanır. Hamilelik gerçekleşmez ise progesteron
ve östrojen düzeyi düşer ve bu tabaka adet kanaması
ile dökülmeye başlar.
Düzenli adet dönemi
ne demektir? Adetlerimin düzenli
olması yumurtladığı mı gösterir mi? Bir önceki
adetin başlangıcından bir sonraki adetin
başlangıcına kadar geçen süre 26-34 gün sürer ise
düzenli olarak kabul edilir. Düzenli adet gören
kadınların bir çoğunda yumurtlamada düzenlidir.
Erkekte Üreme
Erkek üreme organları hangileridir?
Erkek üreme organları penis ve testislerdir (erkek
yumurtalığı). Sperm ve testesteron üreten testisler
skrotum adı verilen bir torba içinde
yerleşmişlerdir. Spermlerin üretildiği seminifer adı
verilen kanalcıklar birleşerek daha büyük kanalları
ve epididimis adı verilen kanalı oluştururlar. Sperm
bu kanaldan geçerken (epididimis) hareketlilik
kazanır. Spermler epidimisden çıktıktan sonra
olgunlaşmış ve bir yumurtayı dölleme yeteneği
kazanmışlardır.
Erkek üreme
organları hangileridir? Penis
süngerimsi ve erektil dokudan oluşur. Penisin
erektil dokusu cinsel ilişki sırasında kanla dolar
ve ereksiyon (sertleşme) gerçekleşir. İdrar ve meni
penisde üretra adı verilen kanaldan dışarı çıkar.
Erkek üreme
fonksiyonlarında hangi hormonlar rol oynar?
Erkek üreme fonksiyonlarını beyindeki
hipofiz bezinden salgılanan FSH (folikül uyarıcı
hormon) ve LH (luteinize edici hormon) adındaki
hormonlar kontrol eder. FSH erkeklerde testisde
sperm üretimini sağlar. LH testisde bulunan leydig
adı verilen hücreleri uyararak tetesteron adı
verilen erkeklik hormonunun salgılanmasını sağlar.
Testesteron erkeksi fiziksel karakterlerinin
gelişmesini sağlar ve sperm üretimine katkıda
bulunur.
Sperm nasıl
üretilir? FSH ve tetesteron
hormonları Spermleri oluşturan germ hücrelerini
(olgunlaşmamış sperm hücreleri) uyarır, bu hücreler
bölünür ve olgunlaşır. Spermatogonia-spermatit-spermatozoa
diye adlandırılan sperm hücreleri olgunlaşma
sırasına göre oluşur. Sperm hücresi üç kısımdan
meydana gelir; Baş : Kromozomları (genetik
materyali) içerir. Boyun : Sperm hareketliliği için
gerekli enerjiyisağlar. Kuyruk : Sperm hareketini
sağlar. Sperm 0.05 mm uzunluğunda ancak mikroskop
ile gölülebilen bir hücredir.
Sperm ne kadar
zamanda üretilir? Spermin üretilmesi
60 gün, epididim adı verilen kanaldan geçmesi 10-14
gün alır.
Meni spermden başka
neler içerir? Meni spermlerle
beraber prostat ve diğer üreme bezlerinde oluşan
sıvıları içerir. Seminal sıvı adı verilen bu sıvı
spermin taşınmasına ve beslenmesine yardımcı olur.
Ejekülasyon
(boşalma) sırasında neler olur?
Penis kökündeki kasların kasılması ile penisden meni
fışkırır. Meninin miktarı 1-6 ml arasında değişir.
Ejekülasyon anında meni kıvamı koyudur. Prostat
bezinden salgılanan enzimler 20-30 dakika içinde
meninin sıvılaşmasını sağlar. Sperm rahim ağzı
salgısına karışır ve beş dakikada yumurtalık
kanallarına ulaşır.
İlişki sırasında ne
kadar sperm salınır? Boşalma ile
vajene 100-300 milyon arasında sperm bırakılır.
Yumurtanın döllenebilmesi için ne kadar sperme
ihtiyaç var? Vajene boşalan spermlerden ancak 25-30
tanesi yumurtanın yakınına ulaşır. Bunlardan bir
tanesi yumurtanın zarını delerek geçer ve yumurtayı
döller.
Kadın vücudunda
sperm ne kadar yaşayabilir? Normalde
sperm vajende 2-4 saat yaşar, fakat ilişkiden 16
saat sonra bile vajenden alınan örneklerde canlı
sperm görülebilir. Kadında enfeksiyon varsa yada
ilişkide kayganlaştırıcı maddeler kullanılmışsa
spermler daha kısa süre canlı kalır.
Cinsel perhiz ile
sperm sayısı arttırılabilir mi?
Boşalma olmazsa spermler belli bir süre sonra
döllenme yeteneklerini kaybederler ve dejenere
olurlar. Sperm sayısı artsa bile kalitesi değişmez,
hatta bozulur. Önerilen cinsel perhiz süresi 2-5
gündür.
Hastalıklar sperm
sayısını etkiler mi? Basit bir soğuk
algınlığı bile sperm sayısını ve kalitesini bozar.
Sperm analizi geçirilen hastalıklar göz önüne
alınarak yapılmalı ve analizin sonucunun bozuk
olduğu durumlarda üç ay sonra sperm analizi
tekrarlanmalıdır.
Sigara ve alkol erkek üreme sağlığını etkiler mi?
Sigara ve alkol erkek üreme sağlığını olumsuz
etkiler. Sigara sperm sayısını ve hareketliğini
azaltır. Alkol ise testesteron seviyesini azaltarak
etkisini gösterir. Ayrıca alkolizm impotansın
(iktidarsızlığın) önemli bir nedenidir.
İlaçlar sperm
sayısını etkiler mi? Ülser, sara,
gut, bazı bağırsak hastalıkları ve idrar yolu
enfeksiyonları tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar
sperm sayısını azaltır. Genellikle ilaçlar
kesildikten bir süre sonra sperm sayısı normale
döner. Bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan
ilaçlar kalıcı zarar vererek kısırlığa yol açar.
Narkotik (uyuşturucu) ilaçlar hem kısırlık hemde
iktidarsızlığa neden olur.
Başka neler sperm üretiminde ve fonksiyonunda
bozukluğa neden olur? Sperm üretimindeki ve
taşınmasındaki problemler, cinsel ilişki ve
boşalmadaki problemler kısırlığa yol açar. Hormonal
problemler, inmemiş testis, testislerde yaralanma ve
kabakulak gibi enfeksiyonlar, bazı kimyasal maddeler
ve ilaçlar sperm üretimindeki bozukluklara neden
olabilirler. Sperm taşınmasındaki problemler ise
sperm kanallarında enfeksiyon sonrası oluşan
tıkanıklıklara bağlıdır. İktidarsızlık ve geri
boşalmada kısırlık sebepleri olabilir.
Normal semen
analizi nasıl olur? Normal meni
miktarı 1,5 ila 6 ml arasında değişir. Sperm
sayısının ml'de 20 milyon ve üzeri, hareketliliğin
%40 ve üzeri ve normal yapıdaki sperm oranının
%14'ün üzerinde olduğu örnekler normaldir.
Gebeliğin
oluşabilmesi için kaç tane sperm gereklidir?
Bir adet yumurtanın döllenebilmesi için bir adet
sperme ihtiyaç vardır fakat spermlerin bir çoğu
yumurtaya ulaşmadan önce kadın genital organlarında
canlılığını kaybeder. Her ejekülasyonda (boşalmada)
100-300 milyon arasındaki sperm vajinaya boşalır.
Sperm yoğunluğu mililitrede 20 milyonda az ise
gebelik şansı azalır. Spermin hareketliliğinin,
yapısının ve yumurtayı dölleme yeteneğininde çok
önemli olduğu unutulmamalıdır.
Sperm ve yumurta
nerede ve nasıl karşılaşır? Meni
önce çok yoğundur. Boşalmadan 20-30 dakika sonra
sıvılaşır. Spermler rahim ağzındaki mukusu geçerek
tüplere (yumurtalık kanalları) ulaşır. Sperm ve
yumurta tüplerin orta kısmında karşılaşır.
Döllenme nasıl
gerçekleşir? Yumurta zona pellusida
adı verilen bir zar ile çevrilidir, bunuda korona
adı verilen hücreler çevreler. Sperm zona-pellusidayı
(yumurta zarı) geçerek yumurta içine girer. Bunu tek
bir sperm başarır. Sperm ve yumurta hücreleri 23'er
adet kromozom taşır, ve birleştiğinde 46 kromozom
tamamlanır.
Döllendikten sonra
yumurtaya ne olur? Döllenmiş yumurta
0.1 mm çapındadır. Bir iki gün içinde yumurta 2, 4,
8 ve 16 hücreye bölünür. Döllenmeden 4 gün sonra 0.3
mm çapında morula adı verilen bir hücre topu haline
gelir. Morulanın içinde sıvı birikerek blastosist
adı verilen yapı oluşur. Döllenmeden 5 gün sonra
yumurta rahme ulaşır.
İmplantasyon (nidasyon)
nedir? Ne zaman gerçekleşir?İmplantasyon
blastosist aşamasındaki döllenmiş yumurtanın rahmin
endometrium adı verilen iç tabakasına tutunmasıdır.
Yumurtanın döllenmesinden yedi gün sonra
gerçekleşir.
Kadınlar adet döneminin her hangi bir döneminde
gebe kalabilirler mi? Hayır. Kadınlar sadece
yumurtlama döneminde, yani adetin 12-16 (adet
döneminin ortasında) günlerinde gebe kalabilir.
Yumurtlama dönemini
nasıl anlayabilirim? Yumurtlama
dönemini hormon testleri, vücut ısısı takibi, rahim
ağzındaki salgının incelenmesi ve gelişen folikülün
(içinde yumurtanın büyüdüğü kesecik) ultrasonografik
olarak incelenmesi ile tesbit edilebilir.
Zamanlı cinsel
ilişki ile gebelik şansımı arttırabilir miyim?
Evet arttırabilirsiniz. Adet dönemleriniz düzenli
ise bunu ayarlamak daha kolay olur. Adet döneminin
yumurtlamadan sonraki kısmı 14 gün sürer. Son altı
ay içinde adet dönemleri en az 27 en çok 32 gün
süren kişilerin 13 ve 18 günler arasında
yumurtladığı var sayılır. Bu çiftlere 12 ila 19 uncu
günler arasında gün aşırı ilişki kurmaları önerilir.
Sık cinsel ilişkide
bulunmak ve orgazm hamilelik şansını etkiler mi?
Yumurtlama döneminde her 36-48 saat ara ile ilişkide
bulunulması önerilir. Orgazm ile alakası yoktur.
Hamile kalabilmek
için cinsel ilişkide uygulanması gereken özel bir
pozisyon var mı? Meni vajinaya
ulaştıktan sonra cinsel ilişki pozisyonu önemli
değildir.
İlişkiden sonra
meninin çoğunun dışarıya aktığını hissediyorum bu
gebeliği engeller mi? Hayır
engellemez. Yirmi dakika içinde meni sıvılaşır ve
bir kısmının vajenden dışarı akması normaldir.
İlişkiden sonra bir
süre uzanmak gebelik şansını arttırır mı?
Hayır spermin tüplere doğru olan hareketini
kadının pozisyonu belirlemez.
Yumurtlama döneminde cinsel ilişkide
bulunulduğunda gebelik kesin midir? Hayır, her adet
döneminde gebe kalma şansı %15-25 arasında değişir.
Rahim filmi
çekilmesi kadınların gebe kalmasına yardımcı olur
mu?Rahim filmi çekilirken tüplere
verilen boyanın hafifçe tıkalı tüpleri açmakta
yardımcı olduğuna inanılır. Fakat bu
kanıtlanamamıştır. Rahim filmi ancak kısırlığın
nedeninin tespit edilmesine ve uygun tedavinin
başlanmasına yardımcı olur.
Tiroid hormonlarını
içeren ilaçların kullanılması gebelik şansını
arttırır mı? Tiroid bezinin yeteri
kadar çalışmadığı durumlar haricinde bu hormonların
kullanılması gebelik şansını arttırmaz.
Normal bir kadının
gebe kalması ne kadar sürer? Genç
bir kadının her adet döneminde ve düzenli cinsel
ilişkide bulunduğu takdirde gebe kalma şansı %
20'dir. Korunmayan çiftlerin bir çoğu ilk 6 ay
içinde gebe kalır. 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu
sürer uzar.
İnfertilite (Kısırlık) ne demektir? Basit olarak
kısırlık bir yıl süresince çiftin korunmamasına
rağmen gebeliğin elde edilemediği durumdur.
Kadının yaşı
ilerledikçe gebelik şansı azalır mı?
Yaş ilerledikçe düzenli cinsel ilişkiye rağmen
gebelik elde edilene dek geçen süre uzar. 25
yaşındaki bir kadın genellikle 2-3 ay içinde gebe
kalırken, 35 yaşın üzerindeki normal kadınlarda bu
süre 6 aydan uzun sürebilir.
Erkekeler de de yaş ilerleyince üreme sağlığı
bozulur mu? Erkeklerde de 60 yaş üzerinde sperm sayı
ve kalitesinde azalma görülebilir.
Kısırlığın sık
görülen nedenleri nelerdir?
Çiftlerde kısırlık erkek, kadın veya her ikisindeki
problemlere bağlı olabilir. Kısır çiftlerin %30'u
erkeğe bağlı, %30'u kadına bağlı nedenler ile çocuk
sahibi olamamaktadır. Çiftlerin % 40'ında ise
kısırlık her ikisinde ki problemlere bağlıdır. Erkek
eşte sperm sayısının, hareketliliğin veya normal
yapıdaki spermlerin azalması, menide hiç sperm
olmaması kısırlık nedenidir. Ayrıca iktidarsızlık ve
geriye boşalmada kısırlık nedeni olabilir. Kadın
eşde ise yumurtlamanın olmaması, endometriozis
(karın içine kanama yapan bir kadın hastalığı),
tüplerin tıkalı olması ve rahimde myomların
bulunması kısırlık nedenidir.
Kısırlık günümüzde
daha mı yaygınlaştı? Günümüzde
evlenme yaşı arttığı için ve evlenen çiftler çocuk
yapmayı erteledikleri için kısırlık daha sık
görülmekte. Ayrıca enfeksiyonların artması tüplerde
tıkanıklığa neden olarak kısırlığa yol açar. Son
zamanlarda yapılan çalışmalarda her altı çiften
birinin kısırlık problemi olduğunu göstermiştir.
Geriye dönük rahim
kısırlık nedeni midir? Kadınların
%20'sinde rahim geriye dönüktür. Eğere rahim çevre
organlara olan yapışıklıklarından dolayı geriye
dönük ise, bu yapışıklıklara bağlı kısırlık söz
konusudur.
Şişmanlık kısırlığa
neden olur mu? Hayır, bir çok şişman
kadın kısır değildir. Fakat, şişmanlık polikistik
over hastalığı ve anormal hormon üretimi ile
ilişkilidir.
Doğum kontrol hapı
kullanan kadınlar sonradan gebe kalmakta zorlanır
mı? Doğum kontrol hapını kullanmayı
bıraktıktan sonra gebeliğin gerçekleşebilmesi için
bir kaç ay geçebilir. Özellikle ileri yaş kadınlarda
bu durum daha belirgindir. Bu etki geçicidir.
Rahim içi araç (spiral) kullananların daha sonra
gebe kalmaları zor mudur? Genellikle bir problem
olmaz. Fakat, rahim içi araç kullanmak enfeksiyona
yol açarak tüplerde tıkanıklığa neden olabilir.
Rahim içi araç kullanırken artan kanama veya ağrı
bir problem olduğunu gösterir.
Stres kısırlığa
neden olur mu? Stres genelde
kısırlığın sonucudur. Fakat çok ağır stres
yumurtlamada problemlere ve cinsel ilişki sıklığının
azalmasına neden olur.
İnfertilite
tedavisi gören çiftlerin gebe kalma şansı nedir?
Bu çiftin problemine bağlıdır. Bazı nedenler
çok kolay tedavi edilirken, diğerlerinde gelişmiş
tekniklerin kullanılması ve zaman gerekebilir.
Çiftler kısırlık
nedeni ile doktora başvurmadan ne kadar beklemeli?
Sağlıklı çiftlerin her ay gebe kalma şansı %20'dir.
Çiftlerin yarısından çoğu 6 ay içinde gebelik elde
eder. Eğer herhangi bir doğum kontrol yöntemi
uygulamadan 18 aydır düzenli cinsel ilişkide
bulunmanıza rağmen gebelik elde edemiyorsanız,
doktora başvurmanız gerekir.
Bu kadar uzun süre
beklememesi gereken çiftler var mı?
Eğer çiftler herhangi bir problemden şüpheleniyorsa,
örneğin kadın eşin adetleri çok düzensiz veya yoksa,
enfeksiyon öyküsü veya adet kanamaları ve ilişki
sırasında şiddetli ağrı yakınması varsa, erkek eşde
ise inmemiş testis, testislerden geçirilmiş
operasyon veya testislerde yaralanma öyküsü varsa
doktora hemen başvurmak gerekir. Doktora hemen
başvurması gereken diğer grup ise kadın eşin 35
yaşın üzerinde olduğu çiftlerdir, gebe kalabilme
şansı ilerleyen yaşla azaldığı için bu çiftler vakit
kaybetmemelidir.
Çiftler doktora
beraber mi gitmeli? Çocuk sahibi
olamamanıza neden olan problem kadın eşde, erkek
eşde veya her iki eşte birden olabileceği için
doktora mutlaka çiftlerin beraber başvurmaları
gerekir.
Doktor ne gibi
soruları sorar? Kadın eşe
yöneltilecek sorular; Kadının yaşı, ne kadar
zamandır çocuk istendiği, önceden bir gebeliğin olup
olmadığı, adet dönemlerinin düzeni, kanama miktarı,
süresi, ağrı ve diğer yakınmaların olup olmadığı
kadın eşe yöneltilecek sorulardır. Bunun yanında,
akıntı, ilişkide ağrı, geçirilmiş enfeksiyonlar,
geçirilmiş operasyonlar hakkında bilgi istenir.
Erkek eşe yöneltilecek sorular; Erkeğin genel sağlık
durumu, geçirilmiş önemli hastalık ve operasyonlar ,
kabakulak enfeksiyonu geçirdiyse hangi yaşta
geçirdiği, inmemiş testis veya testislere travma
öyküsünün olup olmadığı, erken boşalma ve impotans
(iktidarsızlık) gibi cinsel fonksiyon
bozukluklarının varlığına ilişkin sorular
sorulacaktır.
Muayene olmak gerekir mi? Fizik
muayene kısırlık araştırmalarının en önemli
basamaklarından biridir. Kadın eşin jinekolojik
muayenesi, ultrasonografik incelemesinin yapılması,
rahim ağzından örnek alınarak patolojik inceleme
yapılması ve mikrobiyolojik araştırmalar için örnek
alınması gerekir. Erkek eşin ise testisleri muayene
edilerek gerektiğinde ultrasonografik inceleme
yapılır.
Yumurtladığı mı
nasıl anlayacağım? Düzenli adet
dönemleri ve kanamaları olan kadınların bir çoğu
yumurtlar. Yumurtlama döneminde artan östrojen
hormonuna bağlı hafif bir ağrı hissedilebilir.
Yumurtlamanın
tespit edilebilmesi için hangi testler yapılabilir?Yumurtlamanın
tespit edilebilmesi için bazal vücut ısı
çizelgesinin tutulması, ultrasonografik incelemeler,
endometrial biopsi (rahmin iç tabakasından parça
alınması) ve kanda Progesteron hormon düzeyi
belirlenebilmesi kullanılan yöntemlerdir.
Bazal vücut sısı
çizelgesi nasıl tutulur, güvenilir midir?
Bazal vücut ısısı sabah uykudan uyanıldığında
ölçülen vücut ısısıdır. Adet kanamanızın başladığı
günden itibaren sabahları vücut ısınızı ölçerek bu
çizelgeyi hazırlayabilirsiniz. Isı dil altından
termometre aracılığı ile ölçülerek not edilmelidir.
Yemek yemek, içmek, ağzı çalkalamak ısıyı
değiştirir. Size hekiminizin vereceği tablolara,
gelecek ayki adet kanamanızın başlangıcına dek her
sabah vücut ısınızı kaydetmeniz gerekir. Bu tabloyu
hazırladığınızda adet döneminizin ikinci yarısında
vücut ısınızın 1-1.5 derece daha yüksek olduğunu
görürsünüz. Vücut ısısı yumurtlama gerçekleştikten
sonra progesteron hormonunun etkisi ile yükselir, ve
gebelik gerçekleşirse yüksek olarak devam eder.
Yumurtlamanın olmadığı vakalarda vücut ısısında da
pek değişiklik olmaz. Bu yöntem yumurtlamanın olup
olmadığının tespit edilmesi için kullanılan çok kaba
bir yöntemdir. Bazı vakalarda yumurtlama olduğu
halde vücut ısısında artış olmayabilir. Bu tablolara
göre cinsel ilişkinin zamanını belirlemek bazen
yanıltıcı olabilir. Günümüzde yumurtlamanın tespit
edilmesinde daha hassas testler kullanılmaktadır.
Ultrasonografi
incelemesi nedir? Ultrasonografik
incelemelerde ses dalgaları kullanılarak iç organlar
hakkında bilgi sahibi olunur. Hasta radyasyona maruz
kalmadığı için güvenilir bir incelemedir. Abdominal
(karından) veya vajinal ultrasonografi yapılabilir.
Karından yapılacak incelemelerde hastanın
mesanesinin dolu olması gerekir. Dolu mesane
barsakları iterek üreme organlarının görülmesini
kolaylaştırır. Vajinal ultrasonografik incelemeler
için mesanenin dolu olması gerekmez. Vajinal
ultrasonografi ile üreme organları daha iyi
incelenebilir.
Yumurtlama
ultrasonografi ile nasıl belirlenir?
Adet döneminizin 3. veya 4. günü ilk inceleme
yapılır, yumurtalıklarda kist varsa bu inceleme
sırasında belirlenir. Hasta herhangi bir ilaç
kullanmıyorsa adet döneminin 8. ve 10. günleri
arasında inceleme tekrarlanır. Bu günden sonra
yumurtlama gerçekleşene kadar inceleme her gün
tekrarlanır. Büyüyen folikülün çapı 18-26mm arasında
iken yumurtlama gerçekleşir. Rahim içinde
endometrium adı verilen tabakada östrojen hormonun
etkisi ile kalınlaşır ve döllenen yumurtanın
tutunabilmesi için hazırlanır.
Ultrasonografi diğer kısırlık nedenlerininde
ortaya çıkarılmasın da yardımcı olur mu? Çocuk
sahibi olamayan kadınlarda kısırlık nedenin
araştırılmasında ultrasonografik inceleme çok
önemlidir. Rahim ve yumurtalıklar değerlendirilerek
kısırlığın nedenleri hakkında fikir sahibi
olunabilir. Hormon eksikliği olan veya erken
menapoza girmiş kadınlarda yumurtalıklar küçük,
rahim ufak ve rahmin iç tabakası incedir. Polikistik
over sendromu vakalarında ise yumurtalık normalden
büyüktür ve bir çok kist içerir. Bu vakalarda rahim
büyümüş ve endometrium kalınlaşmıştır.
HSG Servikal mukus nedir, postcoital test
nasıl yapılır?Rahim ağzındaki bezlerin
salgıladığı sıvıya servikal mukus denir. Bu sıvının
yoğunluğu adet dönemi boyunca değişir. Adet
döneminin büyük bölümünde bu sıvı çok yoğundur,
bakterilerin rahme girmelerin engelleyen bir tıkaç
oluşturur. Yumurtlamadan 5 gün önce mukus miktarı
artar ve yoğunluğu azalır, sıvılaşır. Yumurtlamadan
24 saat sonra mukusun kıvamı yine koyulaşır.
Postcoital test
nasıl yapılır? Postcoital test
cinsel ilişkiden 6-12 saat sonra rahim ağzındaki
mukustan örnek alınarak yapılır. Bu örnek mikroskop
ile incelenir, ve bu örnekteki sperm sayısı ve
spermlerin canlılığı belirlenir.
Kısırlık cinsel hayatı olumsuz etkiler mi?
Kısırlık araştırmalarında ve tedavisinde , zamanlı
cinsel ilişki önerilir. Bu çiftlerin kendilerini
baskı altında hissetmesi ve ilişkide zorlanması çok
doğaldır.
HSG (rahim filmi)
incelemesi nedir, nasıl yapılır?
Histerosalpingografi olarak adlandırılan radyolojik
incelemede, rahim ağzından içeriye verilen boyanın
tüplerden geçişi izlenir. Bu sırada çekilen röntgen
filmleri incelenerek tüplerin durumu hakkında bilgi
sahibi olunur. Tüplerde tıkanıklık varsa boya
tüplerden geçmez. Bu inceleme sırasında hastaya
verilen radyasyon çok azdır, ve zarasızdır.
Hastaların bir kısmı hafif bir ağrı hisseder, işlem
sırasında anestezi verilmesine gerek yoktur. HSG
incelemesi ile rahim içide değerlendirilir. Kısırlık
nedeninin araştırılmasında HSG ve laparoskopi
birbirini tamamlar.
Laparoskopi nedir?
Üreme organlarının detaylı olarak incelenebilmesini
sağlayan bir cerrahi yöntemdir. Laparoskopik
inceleme çocuğu olmayan çiftlerin
değerlendirilmesinde en önemli basamaklardan
biridir. Genel anestezi altında gerçekleştirilen bu
işlem yaklaşık yarım saat sürer ve hasta aynı gün
içinde taburcu edilebilir.
Laparoskopi ile
hangi hastalıklar tespit edilebilir?
Laparoskopi ile endometriozis (karın içine kanama
yapan bir hastalık), rahim tümörleri, yumurtalık
kistleri, dış gebelik ve yapışıklıklar gibi birçok
kadın hastalığı teşhis edilebilir. Göbeğin hemen
altından karın içine yönlendirilen teleskop benzeri
optik bir cihaz ile karın içi organlar bir kaç kez
büyütülmüş olarak izlenebilir. Cerrah rahmi,
yumurtalık kanallarını, yumurtalıkları ve karın
zarlarını ayrıntılı olarak inceler.
Laparoskopi tedavi
amaçlı kullanılır mı? Laparoskopi
karın içeresindeki üreme organlarının
değerlendirilmesi yanında hastalıkların giderilmesi
için de kullanılabilir. Laparoskopi sırasında üreme
organlarında bir anormallik saptanırsa kansız
bıçaksız ameliyat ile giderilir. Böylelikle hasta
daha az ameliyat stresine maruz kalır ve iyileşme
hızlıdır.
Laparoskopi nasıl
yapılır? Göbek altından ince bir
fiberoptik teleskop ile tüm karın içi organlar
görüntülenir ve ikinci bir küçük delik aracılığı ile
organlara ulaşılarak gerekli işlemler yapılır. Karın
içi organlar incelendikten sonra rahim içerisine
verilen özel bir ilaç ile üreme kanallarının açık
olup olmadığı anlaşılır. Kanallarda tespit edilen
yapışıklık ve tıkanıklıklar giderilir. Yapışıklıklar
rahim, yumurtalıklar, üreme kanalları, bağırsaklar
ve karın zarları arasında olabilir. Bu organların
birbirine yapışması organların sağlıklı hareket
etmelerini engelleyerek fonksiyonlarını kısıtlar.
Karın içi yaralar, kanama yapan endometriozis
odakları ve dış gebelik de laporoskopi ile tedavi
edilebilir. Laparoskopik olarak kapalı olan
kanalların açılması da mümkündür. Ayrıca kısırlığa
neden olan yumurtalık kistleri, rahim tümörleride (myom)
laparoskopik olarak giderilebilir. Bu cerrahi
işlemler sırasında lazer, elektrokoter ve dikişler
kullanılır. Bazı cerrahi laparoskopi girişimlerinden
bir kaç hafta veya bir kaç ay sonra ikinci bir
laparoskopi sonucu görmek için yapılabilir.
Böylelikle cerrah hastalığın tekrar edip etmediğini
belirleyebilir. Laparoskopi sonrasında hasta en geç
bir kaç gün içinde işine dönebilir.
Hamile iken
laparoskopi yapılırsa zararı olur mu?
Adet döneminin ikinci yarısında laparoskopi
uygulandığında hastanın gebe olma olasılığı vardır.
Genellikle laparoskopi gebeliğe zarar vermez fakat
emin olabilmek için laparoskopinin uygulanacağı ay
çiftin korunması önerilir.
Histeroskopi nedir? Histereskopi rahim içinin
değerlendirilmesinde kullanılan en modern teşhis ve
tedavi yöntemidir. İnce fiberoptik bir teleskop ile
vajinal yoldan rahim içerisine girilerek tüm
anormallikler teşhis edilir ve aynı seansta bu
anormallikler cerrahi olarak giderilebilir. Bu
işlemde, laporoskopi gibi kansız ve bıçaksız
ameliyat türüdür. Hastalar bu işlemi çok rahat
tolere ederler. İşlem çoğu zaman lokal, bazen de
genel anestezi altında yapılır. Histeroskopi ile
rahim içi polipler (aşırı büyüme gösteren et
parçaları), septum (rahmi bölen perde) ve myomlar
giderilebilir. Böylelikle hasta bunların neden
olabileceği kısırlık, ağrı ve düzensiz kanamalardan
kurtulur. İşlemden bir iki gün sonra hasta her zaman
ki aktivitesini yapabilir.
Sperm analizi niye
gerekir, neleri içerir? Kısırlık
vakalarının üçte biri erkek faktörüne bağlı olduğu
için, çocuğu olmayan çiftlerin incelenmesinde sperm
analizi ilk basamaklardan biridir. İki ila beş
günlük cinsel perhiz sonrasında mastürbasyon ile
alınan meni örneği incelenir. Örnek alındıktan sonra
bir saat içinde labarotuvara ulaştırılmalıdır.
Özellikle soğuk havalarda örneğin vücuda temas
ederek taşınması uygundur. Sperm analizinde,
mililitredeki sperm sayısı, spermlerin hareketliliği
ve yapıları değerlendirilir. Ayrıca meninin miktarı,
asiditesi, ve içerdiği yuvarlak hücreler
değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde antisperm
antikor testleri ve mikrobiyolojik incelemeler
yapılır.
Normal sperm analizi nasıl olur? Miktarı: 1.5-6.5
ml, Sperm konsantrasyonu: 20 milyon/ml, Sperm
hareketliliği: %50 ve daha fazla, Sperm yapısı: %14
normal yapı ( Kruger kriterlerine göre) Sperm
analizi sonrasında yukarıdaki değerlerin bulunması
gebeliğin oluşacağını kesin olarak göstermez. Sperm
konsantrasyonu 10 milyon/ml olan erkeklerin
eşlerinde gebelik gerçekleşebilirken, sperm
konsantrasyonu 60 milyon/ml olan erkeklerin eşleri
gebe kalamayabilir.
Sperm analizinin
bir defa yapılması yeterli midir?
Sperm üretimini ısı, sigara, alkol, ilaçlar ve
enfeksiyonlar gibi birçok faktör etkilediği için
normal olmayan örneklerin analizi birer ay ara ile
iki veya üç kez yapılmalıdır.
Testis (yumurtalık) biopsisi niye yapılır? Menide
hiç spermi olmayan hastaların testislerinden alınan
bir parça incelenerek sperm üretiminin olup olmadığı
tespit edilir. Eğer kanallardaki tıkanıklık tespit
edilmişse bu incelemeye gerek olmadan hemen tedaviye
geçilebilir.
Kısırlık araştırmalarında hangi hormon testleri
yapılır? Kadınlarda kandaki FSH (folikül uyarıcı
hormon), LH (luteinize edici hormon), östrodiol
(kadınlık hormonu), prolaktin (süt üretimini
sağlayan hormon), testesteron (erkeklik hormonu),
DHEA-S (böbrek üstü bezlerden üretilen hormon) ve
progesteron ( adet döneminin ikinci yarısında
salgılanan hormon) düzeyleri belirlenir.
Bu hormon düzeyleri
niye ölçülür? Hastanın adetleri
düzensiz, az veya yok ise bu hormon düzeyleri
ölçülerek bu düzensizliklerin nedeni ve
yumurtalıkların durumu hakkında fikir edinilebilir.
Yumurtalıkları yeteri kadar çalışmayan ve
menapozdaki kadınlarda FSH yüksekir ve östrodiol
düzeyi düşer.
Serum progesteron
düzeyi neyi gösterir? Serum
progesteron düzeyi ölçülerek o adet döneminde
yumurtlamanın olup olmadığı belirlenir. 28 günlük
bir adet döneminin 21. günde kandaki progesteron
düzeyi ölçülür. 30 nmol/L'nin (10ng/ml) üzerindeki
değerler yumurtlamanın olduğunu gösterir.
Yumurtlamayı
belirlemek için başka hangi test yapılabilir?
LH düzeyi yumurtlamadan 38 saat önce yükselir,
dolayısı ile beklenen yumurtlamadan 24-36 saat önce
kan veya idrarda yapılan testler ile yükselme
belirlenebilir. Ovulasyon indüksiyonu (yumurtlamanın
uyarılması tedavisi) yapılırken niye birçok kan
testi yapılması gerekir? Verilen hormon ilaçları ile
yumurtalıklar uyarılırken folikül (içinde yumurtanın
geliştiği kesecik) gelişiminin izlenmesi için
östrodiol düzeyleri ölçülür. 21. günde de
progesteron düzeyi ölçülerek yumurtlamanın olup
olmadığı belirlenir.
Yumurtlama
olmamasının nedeni nedir? Salgılanan
hormonlar ile yumurtalıklardan her ay yumurtlamanın
gerçekleşmesini sağlayan hipotalamus, hipofiz bezi
ve yumurtalıklar arasında ki bağlantının bozulduğu
birçok durum yumurtlamayı bozar. Beyinde ki bu
yapılarda ki problemler veya yumurtalıkların
hormonlara cevap vermemesi durumunda yumurtlama
gerçekleşmez. Ayrıca tiroid bezi ve böbrek üstü
bezlerdeki bozukluklar, stres, aşırı kilo kaybı veya
kilo artışı yumurtlama düzensizliklerine yol açar.
Adet görülmemesi
yumurtlamanın olmadığını mı gösterir?
Evet, eğer hamilelik yoksa adet görülmediği
zaman yumurtlamada olmaz. Altı ay veya daha uzun bir
süre adet görülmediği durumlara amenore denir, bu
durumda yumurtlamada olmaz. Amenore kürtaj, veya
diğer cerrahi girişimler sonunda rahmin içinde
oluşan yapışıklıklara bağlı rahmin iç tabakasının
gelişmediği durumlarda da görülür. Bu vakalarda
yapışıklıklar cerrahi ile düzeltilirek, bir süre
östrojen hormonu kullanıldığında adetler geri döner.
Adetlerin düzensiz
olması yumurtlamanın olmadığını mı gösterir?
Altı haftadan uzun aralıklarla adet görüldüğü
durumlara oligomenore denir. Bu hastaların çoğunda
yumurtlama yoktur veya çok nadirdir. Bu durumda
gebelik şansı da düşüktür.
25 yaşında ve hormon ilacı kullanmadan adet
göremeyen bir hasta gebe kalabilir mi? Evet,
kalabilir. Hiç adet görmemiş kadınlarda ki duruma
primer amenore adı verilir. Primer amenorenin birçok
nedeni vardır.Tedavi ile çocuk sahibi olabilme şansı
nedene bağlıdır. Yumurtalıklarda ki erken yetmezlik,
beyinden hormonların yeteri kadar salınamaması,
polikistik over hastalığı, prolaktin hormonun (süt
üretimini sağlayan hormon) yüksekliği, aşırı kilo,
ve konjenital anomaliler primer amenoreye neden
olur.
Otuz yaşına dek düzenli adet gören bir kadın son
iki yıldır adet görmemesinin nedeni nedir?Böyle
durumlara sekonder amenore denir. Polikistik over
hastalığı, yumurtalıklarda ki erken yetmezlik, aşırı
kilo, prolaktin hormonun (süt üretimini sağlayan
hormon) yüksekliği, aşırı ekzersiz, hipofiz bezinin
çalışmaması sekonder amenoreye neden olur.
Üreme Kanallarında Tıkanıklık Tüplerdeki hasara
neler yol açar? Tüplerdeki
tıkanıklık kısırlığın en önemli nedenlerinden
biridir. Geçirilmiş enfeksiyonlar tüplerde
tıkanıklığa neden olabilir. Bir çok bakterinin neden
olabileceği üreme organlarındaki yaygın enfeksiyon
tüplerde iltihaplanma ve şişmeye neden olabilir.
Cinsel temas yolu ile geçen hastalıklarda tüplerde
tıkanıklığa yol açabilir. Rahim içi araç kullanan
kadınlarda, düşük sonrası geçirilen enfeksiyonlarda
ve apandisiti patlayan kadınlarda tüplerde
tıkanıklık daha sık görülür. Karın içine kanamalara
neden olan endometriozis hastalığıda tüplerde
tıkanıklığa yol açabilir.
Tüplerdeki
tıkanıklık kısırlığa nasıl yol açar?
Yapışıklıklar tüplerin şeklini ve yumurtalıkla olan
ilişkisini bozar. Yumurtanın tüplere alınması ve
tüplerde ilerlemesi zorlaşır.
Çocuk sahibi olamayan kadınların yüzde kaçında
tüplerde tıkanıklık görülür? Çocuk sahibi olamayan
kadınları %30'unda tüplerde tıkanıklık görülür.
Üreme
organlarındaki enfeksiyonun bulguları nelerdir?
Akut enfeksiyonlarda ateş, ağrı, kötü kokulu
akıntı ve fazla kanama görülebilir. Tüplerde
yapışıklığa neden olan enfeksiyonlar genellikle
kronik enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar genellikle
bulgu vermez, zamanında tedavi edilemediği için
tüplerde yapışıklığa neden olur.
Tüplerde tıkanıklık
olduğu nasıl anlaşılır? Çocuğu
olmayan kadınların değerlendirilmesinde tüpler
mutlaka incelenmelidir. Tüpteki problemlerin
belirlenmesinde rahim filmi ve laparoskopi
kullanılabilir.
Tedavi amacı ile
hangi operasyonlar yapılır?
Tüplerdeki hasarın tipine göre en sık görülen hasar
tüplerin etrafındaki yapışıklıklardır. Bu durumda
adezyoliziz (yapışıklıkların açılması işlemi)
uygulanabilir. Bu işlem laparoskopik olarak (kansız
bıçaksız ameliyat) uygulanabilir. Eğer tüpün orta
kısmında tıkanıklık varsa tüpün bir kısmı çıkarılır
ve iki uç birleştirilir. Bu operasyonların
başarısını tüplerdeki tıkanıklık ve hasarın
derecesi, hastanın yaşı, kısırlığa neden olan diğer
problemelerin varlığı ve cerrahinin şekli etkiler.
Tüplerimden biri
sağlıklı ise gebe kalabilir miyim?
Evet, gebe kalabilirsiniz.
Önceden tüplerini bağlatan kadınlar tekrar çocuk
sahibi olabilir mi? Bu tubal sterilizasyon adı
verilen cerrahi kısırlaştırma operasyonunun cinsine
bağlıdır. Cerrahi koter ile tüpler yakıldığında veya
tüplerin fimbiriya adı verilen uç kısımları
çıkarıldığında tekrar gebe kalma şansı düşüktür. Bu
vakalarda yardımcı üreme teknikleri ile çocuk sahibi
olabilirler.
Tubal sterilizasyon cerrahi olarak düzeltildikten
sonra dış gebelik riski artar mı? Tüplere yapılan
tüm cerrahi girişimlerden sonra dış gebelik riski
artar. Hasar gören tüpler cerrahi bir işlemle açılsa
dahi yapıları bozulduğu için döllenen yumurta
içlerinden rahat geçemez ve dış gebelik riski artar.
Kısırlığı önlemek
için 5 önemli ipucu
ABD'de Harvard Üniversitesi doktorlarından Robert
Barbieri, çocuk sahibi olabilmek için çiftlerin
yaşamlarında küçük değişiklikler yapmasını öneriyor
Amerika'da yeni piyasaya sürülen "5 Adımda
Kısırlığın Önlenmesi" adlı kitap erkekler için
kısırlığı önlemenin, kadınlar
içinse hamile kalabilmek için şansı arttırmanın
yollarını anlatıyor.
KADINLARA ÖĞÜTLER
1- Sporu abartmayın
Spor vücut sağlığı için yararlı. Ancak fazla spor
yapmak da ters tepebilir. Sporcu kadınlar üzerinde
yapılan araştırmalar, bu kadınların adet görme
sıklıklarının giderek azaldığını gösteriyor.
2-İyi beslenin
Kötü yemek alışkanlıkları üreme hormonlarının
düzenli işlev görmesini etkiler. İşin sırrı düzenli
olarak,günde en az 3 kez, aynı saatlerde hem
besleyici hem de yağsız yemekler yemekte.
3-Atıştırmak iyi
gelir
İki öğün arasında bir şeyler atıştırırken kendinizi
suçlu hissetmeyin. Fakat yağ ve tuz oranı düşük,
tadı güzel şeyler olmasına dikkat edin.
Karbonhidratlarla proteinleri dengeli bir şekilde
tüketin.
4-İçkiden uzak
durun!
Araştırmalar günde 1 kadeh içki içen kadınların
hamile kalma şansının hiç içmeyen kadınlara göre
önemli ölçüde azaldığını kanıtladı. İçki tüketimi ne
kadar artarsa, hamile kalma şansı da o kadar
azalıyor.
5-Kolaylaştırmak
için
Hamile kalmayı kolaylaştırmak için seks yapmadan
önce duş almayyn. Çünkü bu spermi alıp götürebilir.
Cinsel ilişkiden sonra kadının 20-30 dakika
hareketsiz kalması spermin rahme ulaşma şansını
artırır.
Kitabın yazarı Harvard Tıp Fakültesi Jinekoloji
Bölüm Başkany Doktor Robert Barbieri'ye göre sperm
miktarındaki ve kalitesindeki düşüklüğü hayatınızda
yapacağınız birkaç değişiklikle önleyebilirsiniz.
İşte Barbieri'nin önerileri..
ERKEKLER NE YAPSIN
1-Aşırı spor zararlı
Erkekler için de fazla sporun yarardan çok zararı
var. Çok fazla spor yapan erkeklerin testosteron
düzeyinde
düşüş görülüyor. Bu da cinsel isteği ve sperm
kalitesini azaltıyor. Sporu bırakmasanız da azaltın.
2-Yağla şekerden
kaçının
Erkeklerin de en az kadınlar kadar beslenmesine
dikkat etmesi gerekiyor. Aralarda besleyici hafif
yemekler
atıştırmakta yararlı. Bu, yağlı ve şekerli
yiyeceklerden uzak durmanızı sağlar.
3- Meyve ve sebzeyi
artırın
Günde en az 7-8 kez farklı meyve ve sebzelerden
yiyin. Patates, havuç ve turunçgiller bu rejimin
vazgeçilmezleridir.
İşte size bir ipucu: koyu renkli meyve ve sebzeler
daha besleyicidir. Örneğin kan portakalını normal
portakalda
tercih etmelisiniz.
4- Alkolde belirli
düzeyi aşmayın!
Erkekler üzerinde yapılan araştırma ise aşırı alkol
tüketiminin cinsel isteği, sperm düzeyini ve
kalitesini
azalttığını gösteriyor. Bu da uzun vadede kısırlığa
sebep oluyor. Az ve düzenli alkol tüketen erkeklerde
ise alkol tüketimiyle kısırlık arasında belirgin
biri ilişki görülmüyor. Özetle çocuk sahibi olmak
isteyen
çiftlerde kadın alkolü tamamen bırakmalı, erkek ise
belirli bir düzeyi aşmamalı.
5- Çevresel
koşullara dikkat edin
Araştırmalara göre zehirli, kimyasal maddeler, toz
ve diğer zararlı çevresel koşullar erkeklerde sperm
düzeyinin düşmesine yol açıyor. Böcek ilacı ya da
tiner gibi maddelerle çalışıyorsanız mutlaka maske
takmayı;
bulunduğunuz ortamı havalandırmayı unutmayın.
6- Sıcak su ve dar
pantolondan uzak durun
Testislerdeki sperm üreten hücreler en iyi, vücut
ısısının birkaç derece düşük sıcaklığında işlev
gösterir.
Testislerin sıcaklığındaki bir iki derecelik artış
bile hem sperm hem de testosteron üretimini olumsuz
yönde
etkiler. Testislerin ısısını arttıran dar kotlar,
bisitletçilerin giydiği türden taytlar ve deri
pantolonlardan
uzak durmalısınız. Sıcak duş, sauna, jakuzi gibi
yerlerde çok fazla zaman geçirmek de testislerin
ısısını artırarak
benzer etkiler ortaya çıkmasına yol açar.
7- Stresi yogayla
yenin
Mümkünse bir ay boyunca bir süreliğine daha az
çalışın ve seyahate çıkmayın. Eve iş getirmeyin. Bir
uzmanın
danışmanlığında yoga yaparak rahatlamayı deneyin.
KADIN DOĞUM UZMANI
OPERATÖR DOKTOR ORHAN ÖNAL
Gelişmekte olan modern hayatımızda,ortaya çıkan
yoğun iş temposu ile meydana gelen stres bizi hem
kendimizden hem sosyal ilişkilerimizden ve hem de
doğal yaşamdan uzaklaştırmaktadır. Gelişmekte olan
teknoloji ile hastalıklardan çabuk kurtulmak ve bir
an önce işimize geri dönmemiz gerekmektedir.Bunun
için modern tıpta her gün yeni yeni ilaçlar
önerilmekte ve içinde bulunduğumuz koşuşturmacada bu
ilaçlar bizi ayakta tutmaya
yaramamaktadır.Vücudumuzun direncini arttırmak için
de farklı yöntemler gerektiğinin
bilincindeyiz.Yaşanan yoğun gün ve tempo bizleri
alternatif arayışlara yöneltmiştir.Bu alternatif
arayışlar içinde bugün neler yapılmaktadır? En başta
doğa sporlarına ilgi artmıştır.Yoga,meditasyon ve
masaj gibi yöntemler denenmektedir. Günümüzde
alternatif tıp tekrar popüler hale gelmiştir.Bugün
piyasada,doğal bitkilerden oluşan kozmetik
ürünler,bitki yağları,doğal çaylar gibi ürünlerin
haberlerini okur veya duyarsınız.Neredeyse bütün
hastalıklarımızın ,dertlerimizin çaresini doğada
bulmaktayız. Bitkisel tedavi yöntemini okuduğum
Bitki uzmanı sn. Saadet Alagöz'ün doğal (organik)
bitkisel çalışmalarını görüp,etüt ettikten sonra
yukarıdaki tıbbi çalışmalarını görüp etüt ettikten
sonra çok beğendim.
Kendisini tebrik ediyor başarılarının devamını
diliyorum.